Çocuk Hakkı Olarak Anne Sütü

Çocuk Hakkı Olarak Anne Sütü

Şub 4, 2014

Gebeliğin sonlanması ve doğumun gerçekleşmesiyle başlayan laktasyon süreci, her ne kadar anne ve bebek arasındaki özel bir alış veriş gibi görünse de aslında denklemin diğer pek çok bilşeni bulunmaktadır. Bu yazının amacı, güç dengeleri içinde hiçbir söz hakkı olmayan bebeğin açısından emzirmeye bakmak ve emzirmenin sadece tercih edilen beslenme şekli olmak dışında aslında bebeğin hakkı olduğundan söz etmektir.

Anne sütünün çocuk sağkalımı ve çocuk sağlığı yönündeki etkinliğinin altını çizen ve anne ve bebek malnütrisyonuna dair bilimsel kanıtlara dayalı yazılardan biri de 2008 Lancet’te yayınlanmıştır[1]. Buna göre, “Emzirmenin bebek ve çocuklarda mortaliteyi azalttığı gösterilmiştir (…) Epidemiyolojik kanıtlar, doğumdan sonraki ilk gün içinde başlayan emzirmenin mortaliteyi azalttığını düşündürmektedir” Uygun olanın altında emzirme altı kat artmış yenidoğan enfeksiyonları, üç kat artmış diyare sıklığı ve 2.5 kat artmış zatürre ile ilişkilendirilmiştir.[2]

Anne sütünün bebek sağlığı için ideal beslenme olduğu ve çocuk beslenmesinde 6. aydan sonra tamamlayıcı besleneme ile 24. ay veya daha ileri döneme kadar devamı Dünya Sağlık Örgütü önerileri ile sabittir.[3] Pratikte karşılığını bulması uygun olan bu ifade İnsan Hakları Uluslar arası Bildirgesi[4] 25. maddesi ve Çocuk Hakları Konvansiyonu[5] 24. maddesi ile uyumluluk içindedir.

1976’da yürürlüğe giren İnsan Hakları Bildirgesi 25. maddesinde “herkesin, kendisinin ve ailesinin sağlığı ve iyi hali için, beslenme de dahil olmak üzere, yeterli bir standartta yaşama hakkı vardır” ifadesi yer almaktadır. 1990’da yürürlüğe giren Çocuk Hakları Konvansiyonu 24. maddesinde ise “çocuğun ulaşılabilecek en üst sağlık standardı” ve “yeterli besleyici gıdalar, temiz içme suyu ve sağlık bakımı” hakları olduğunun altı çizilmiştir. Yine 1990’da anne sütü ile beslenmenin korunması, geliştirilmesi ve desteklenemesi adına Innocenti Bildirisi yayınlanmış ve bu 2005’te yenilenmiştir.[6],[7]

Yapay beslenme, anne sütü ile sağlanan olumlu etkileri sağlayamayacağı için daha aşağı seviyede değerlendirilmelidir ve şu anki standartlarda üretilen mamaların bakteri içerebileceği göz önünde tutulmalıdır.[8] Mamaların ana içeriği olan inek sütü ya da keçi sütü, güvenilir kabul edildikleri için mamalara ileri testler uygulanmamaktadır. Ancak unutulan, geniş bir yelpazede beslenen birinin diyeti için güvenilir kabul edilen bir besinin tek besin kaynağı olduğunda yaratacağı etkilerin aynı olmayacağıdır.[9] Diğer bazı yanılgılar da mama firmaları tarafından yaratılmakta ve gelişmekte olan ülkelerde ciddi sonuçlar doğurabilmektedir.[10] Mamayı pazarlamak için aldatıcı ya da yanlış bilgiler verici yaklaşımları kontrol altına alabilmek için 1981’de “Anne sütü Yerine Geçen Ürünlerin Pazarlanması ile İlgili Uluslar arası Yasa” tanımlanmıştır.[11] Küresel olarak minimal bir standart öneren yasa umama firmalarının ticari yolsuzluklar çocuk hakları ile sağlık ve yeterli gıda noktalarında çelişmektedir. Yasaya gözlemi ve uygun olmayan uygulamaların takibini uluslar arası bir ağ olan IBFAN yapmaktadır.[12]

Yasanın bir uzantısı da ‘Bebek Dostu Hastane İnsiyatifi’dir. Başarılı emzirmeye giden 10 adımı destekleyen sağlık kuruluşları ile laktasyon dönemindeki kadın ve yenidoğan bebek desteklenmekte ve bilgilendirilmektedir.[13] Bu tanımı alan kuruluş mama promosyonları kabul edemez, tıbbi gereklilik olmadıkça yapay meme ucu kullanımına başvurmaz. Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF tarafından lanse edilen bu kavramla bebeğin anne sütü alabilme koşulları korunmakta ve geliştirilmektedir.

Anne sütü ile beslenmenin bebek üzerindeki etkilerinin yanı sıra anne iyi hali ile ilgili olması daha az bilinmektedir. Doğum aralarının açılması, aile ve ülke ekonomisi üzerindeki etkileri gibi sosyal etkileri, anne sütü ile beslenmenin toplum tarafından güçlendirilmesini gerekliliğini bir kez daha vurgular.[14] Annenin iş gücünden çıkmaması için ILO tarafından çalışan annelerin hakları 2000 yılında ILO 183 Konvansiyonu adı altında düzenlenmiştir.[15] Çocuğun hakkı olan beslenmeyi sağlamak için anne adaylarının doğum öncesi ve doğum sonrası izinleri düzenlenmiş ve işe başladıktan sonra emzirme saatleri gerekliliği ifade edilmiştir. Dünya Emzirme Hareketi İttifakı (WABA), ‘Emziren anneler ve İş’ konusunda ülkelerin anneleri koruma durumlarını rapor olarak sunmaktadır.[16]

Tüm bunlar göz önüne alındığında önemi daha da iyi kavranan anne sütü ile beslenmede çocuk haklarının gözetilmesi adına 2000 senesinde Birleşmiş Milletler toplantısında “İnsan Hakları ve Çocuk Beslenmesi Konsültasyonu” rapor olarak anlatılmıştır.[17] Bazı maddeleri şunlardır:

  • Bebeklerin açlıktan uzak olma ve ulaşılabilir en üst seviyede sağlık standardını tatma hakları vardır
  • Bebeklerin uygun beslenme ve bakıma ulaşma hakları vardır.
  • Devlet ve diğerleri anne ve bebek arasındaki bakım ilişkisine saygı duymak ve onu korumakla yükümlüdür.
  • Kadınların emzirmeyi ya da sütlerini bebeklerine ulaştırmayı kolaylaştıran sosyal, ekonomik, tıbbi ve diğer koşullara hakları vardır.
  • Kadınlar ve bebekleri emzirmeyi sınırlayacak ya da geciktirecek faktörlerden korunma hakkı vardır. (ILO, Çocuk Hakları Konvansiyonu, Anne sütü muadilleri yasası ve Innocenti Bildirisi ile uyumlu olarak)
  • Hükümetler emzirmeyi korumak, sağlamak ve geliştirmekle; eğitim hareketleriyle; emzirme koşullarını kolaylaştırmakla ve bebeklerin anne sütüne güvenli erişimini sağlamakla yükümlüdürler.
  • Hiçbir kadın emzirmekten alıkonmamalıdır.

Bebek ve süt çocuğu beslenmesi çocuk hakları çerçevesinde tanımlanabilir. Her çocuk erişebileceği en yeterli gıda ile beslenme hakkına sahiptir. DSÖ önerilerine göre doğumdan sonraki ilk 6 ay tek başına, tamamlayıcı gıda eklenerek 24 ay ve daha sonraki dönemde anne sütü en ideal besindir. Bebeğin anne sütü ile beslenme, annenin de emzirme koşullarını kolaylaştıracak düzenlemeler yapmak her hükümetin görevidir. Çocuk beslenmesi ile ilgili devlet kurumlarının tanımlanması, bu konuda basit prensiplerin oluşturulması şarttır. Bu konularda diğer bölgesel uygulamalar araştırılmalı ve çocuk beslenmesi ile ilgili yerel sorunlar tanımlanmalıdır. Haklar temel alınarak çocuk beslenmesi konulu yasa tasarıları hazırlanmalı ve bu konuda uzmanlaşmış devlet birimleri, sivil toplum örgütleri konsülte edilerek yasanın geçmesi adına kampanya yapılmalıdır.9

Bebek beslenmesi için verilen kararda anne kadar toplum da etkin olmaktadır.[18] Optimum koşullar sağlandığında hemen tüm anneler emzirme tercihinde bulunacaklardır.[19] Koşullar ideale yaklaştıkça ve anneler bilgilendirilip desteklendikçe bebeklerinin hak ettiği koşulları sağlamayı tercih edecekleri tahmini oldukça gerçekçidir.

 

 

Referanslar:



[1] 2008 Lancet Series, Maternal and Child Undernutrition, “What works? Interventions for maternal and child undernutrition and survival”, The Lancet, Volume 371, Issue 9610, Pages 417 – 440, 2 February 2008

[2] Lancet 2008, International Journal of Clinical Epidemiology

[3] WHO 2002, Global Strategy on Infant and Young Child Feeding, http://www.who.int/nutrition/publications/infantfeeding/9241562218/en/index.html

[4] Universal Declaration of Human Rights 1948 [http://www.unhchr.ch/udhr/index.htm]. Office of the High Commissioner for Human Rights

[5] Convention on the Rights of the Child 1990 [http://www.unhchr.ch/html/menu3/b/k2crc.htm]. Office of the High Commissioner for Human Right

[6] Innocenti Declaration on the Protection, Promotion and Support of Breastfeeding 1990 [http://www.unicef.org/programme/breastfeeding/innocenti.htm].

[7] Participant’s Declaration of 22 November 2005: Innocenti Declaration on Infant and Young Child Feeding [http://innocenti15.net/declaration.htm].

[8] ‘Enterobacter sakazakii and other microorganisms in powdered infant formula’, FAO/WHO Meeting Report, WHO Microbiological Risk Assessment Series No. 6, 2004.

[9] Kent G. Child feeding and human rights. International Breastfeeding Journal 2006, 1:27.

[10] WHO Collaborative Study Team: On the role of breastfeeding on the prevention of infant mortality, effect of breastfeeding on infant and child mortality due to infectious disease in less developed countries: a pooled analysis. Lancet 2000, 355:451-455.

[11] WHO. International Code of Marketing of Breast-milk Substitutes. Geneva, 1981. http://www.who.int/nutrition/publications/code_english.pdf

[12] http://www.ibfan.org/ibfan-ibfan.html

[13] UNICEF: The Baby-Friendly Hospital Initiative. [http://www.unicef.org/programme/breastfeeding/baby.htm].

[14] IBFAN. “Breastfeeding and the Right of the Child to the Highest Attainable Standard of Health” http://www.ibfan.org/art/IBFAN_input_to_the_CRC_GC_on_the_right_to_health.pdf

[16] World Alliance for Breastfeeding Action [http:// www.waba.org.my/womenwork/wwork.html.

[17] Kent G: Human rights and infant nutrition. In WABA Global Forum II-23–27 September 2002-Arusha, Tanzania Penang, Malaysia: World Alliance for Breastfeeding Action; 2004:178-186.

[18] Akré J: The Problem with Breastfeeding Amarillo, Texas: Hale Publishing;2006.

[19] Latham M: Breastfeeding a human rights issue? Int J Children’sRights 1997, 5:397-417. (p.416)

Yorum Yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>